5 Mart 2008 Çarşamba

ah keske...


butun bir gunu imc'de gecirdim. insan ne aradigini bilmedigi zaman gerekten kayboluyor. bu kadar cok cesidin ve fiyat araliginin oldugu yere giderken iyice dusundugumu zannediyorum ama elimde bambaska kumaslar, fikirler ile cikiyorum.

bugun yatak basi icin gitmistim ama tek almadigim o oldu. epengle'nin kumaslari ozellikle de kadifeleri harikaydi. fiskos koltuklarinin yuzu icin lacivert seritli kadife bir kumas begendim ve ellerinde kalan son 2 metreyi yalvar yakar onlardan koparttim. oradan cikip gelisim kumas'a gectim. harika sade kumaslar, keten agirlikli, koton, tul, dile benden ne dilersen ama kucuk porsiyonlarda... elimde resimle gitmeye karar verdim ve oradan ayrildim.

simit ve ajda bardakta cay molasindan sonra ikinci bloga gectim ve hole hali kestirmek icin bir dukkana girdim. bana gosterdikleri samur kartelasi ve ozellikle koko cesitleri cok guzeldi, boylece hem giris icin hem salon icin halilar ortaya cikmis oldu. bir gun onceden siparis veriyorsunuz, ertesi gun hazir. nasil bu kadar cabuk islediklerini anlamadim. belki bu yuzden bu kadar cok overlokcu ilani vardir, her bir yerde:)

butun bunlara ragmen elimde tasiyacak bir torbanin eksikligi ve huznu ile arabama dogru giderken vefa tekstil diye bir dukkan gordum. vitrinden gorduklerim gercek olamayacak kadar guzel desenler ve kumaslardi, iceride gorduklerim daha da guzel. 2 hafta once kenzo'da gordugum desenlere benzer desenlerden onlarca vardi ve ben birbirinden alakasiz 3 top kumas aldim. fiyatlari cok komikti. her girdigim dukkanda basim dondu, gercekten muhtesem kumaslar gordum. cogunun burada dokundugunu ve sadece yurtdisina satildigini biliyor muydunuz? ancak boyle aradiginiz zaman belirli dukkanlarda bulabiliyorsunuz. eve gelince bir tanesinden cok emin degildim. ama hic uzulmedim cunku gercekten bedavaya aldim. melis'in isi ve her gun kumaslarla muhattap olmak ne kadar zevkli olsa gerek. simdi anliyorum neden kumas gorunce cignemek, uzerinde ziplamak, koklamak gibi garip seyler yaptigini...

oradan artik metresim gibi gordugum recep ustaya gittim. bana koltuklarimin 10 gune hazir olacagini soyledi. hic bir zaman boyle tarihlere inanmiyorum. on diyorlarsa uzerine de 10 koymak lazim kanimca. o yuzden umitlenmedim.) yine de bir suru yol aldim, 4 hafta icinde cogu sey ele avuca gelir olacak.

cok yoruldum. eve gelip kendimi nutella kavanozunun icine attim. hem de yeni acilmis kocaman olaninin. bu ne perhiz bu ne lahana tursusu... guya yediklerime dikkat ediyorum. gelinlik diyeti. her gun 3 litre su, kol kaslari icin dumble hareketleri, bir haftadir agzima ekmek koymadim ve kendisini, karbonhidratlarin hepsini cok ozluyorum. ozledikce de nutella'ya siginiyorum. o kadar kotu olmamali:)
yarin maraton devam ediyor. sirasiyla inside, sisli gedik cam, yesilkoy i-deco fuari. bu tempoya cok alistim, cok hosuma gidiyor devamli yapacak bir seyim olmasi, bittigi zaman gecici bir bunalima girebilirim. gedik cam'i bin kisi tavsiye etti, ilk basta burun kivirdim ama web sitesinde bi kac cok guzel sey var, yakindan gormek lazim. bu arada hangi yabanci magazaya girsem, hangi dergiyi karistirsam, cam sehpalar, zigonlar, mono blok halinde kahve sehpalari, her yerde. 1 seneye kesin cam yine cok moda olucak. ben oturma odasi icin mono-blok bir sehpa, calisma odasi icin bir orta yuvarla masa ve siteden begendigim iki ayna icin gidiyorum.
allah'im keske dekorator olsaydim!!!!

Hiç yorum yok: