butun cocuklugum bosanan, iflas edenler gibi; kendini caresiz hisseden bir cok insanla gecti. babamin meslegi, benim icin hala cok faydalandigim pek cok gozlemin harmaniydi. anilarimda onlarca pazar sabahi kahvaltisi var; babam ve biz, ve arasi bozuk olan veya bosanmak icin babama basvuran bir cift, kahvalti ediyoruz. babam tane tane anlatiyor, onlar dinliyor, biz dinliyoruz, ne oluyorsa konusmanin sonuna dogru herkes bir cesit muhallebi kivamini aliyor ve bir kere daha deneyebilecek kadar birbirlerine deger verdiklerine inaniyorlar.
kuskusuz buyukler bu keskin donusleri cok iyi anlarlardi ama ben hic bir zaman anlam veremezdim. madem kavga etmissin, madem isler kotu, ne cekersin be kardesim, diye gecirirdim icimden. ve benim asla boyle end up etmeyecegime dair yeminler verirdim kendi kendime.
kazin ayaginin oyle olmadigini anlamam icin bir ask, binlerce kavga ve vazgecemeyecegim milyonlarca anim olmasi gerekti. simdi, babami ve o ciftleri cok iyi anliyorum. bu gece eve gelirken dusundum, ben ne ara buyudum, ne ara masanin diger tarafinda sinir krizi geciren ciftin bir yarisi oldum diye. aradan cok uzun yillar gecmis olmali...
cumartesi gunumuz tatsiz basladi ve cok az tatlanarak devam etti. arabada giderken atesli bir tartismaya tutulduk ve bir ara yanima baktigimda sevgilimin artik arabada olmadigini gordum. giden arabadan inmisti! yan arabalardan bakip gulenler, bana aciyarak gozleri ile teselli vermeye calisanlar arasinda istifimi bozmadim ve kardesim& karisi ile yiyecegim yemege dogru arabami surmeye devam ettim.
ne var ki, gormek isteyecegim en son insan oydu ve bunu telefonda kardesime soyledim.
kavga etmistik, ben yorgundum, ugrasacak halim yoktu ve yemege tek basima geliyordum. aramadim bile. bayagi bir trafikten sonra oraya vardigimda benim sevgilim coktan balikciya vasil olmus, ilk duble rakisini coktan midesine indirmis, muhallebi kivamina gelmisti. ben hem oraya nasil benden once gittigini merak ediyorum, hem icimde oldurucu bir intikam hissi, hem de tarif edemeyecegim bir mutluluk, orada oldugu icin. ilk sozum: "keske basina bisey gelseydi cunku arabadan atlayacak kadar kus beyinli biri ile evlenmek uzere olduguma inanmam ve kendime gelmem icin bir sebebim olurdu." oldu. benim kizginligima yengem ortak olmus bana hak verirken kiyasiya, anlattigim sebeplere bakarak, kardesim sevgilimi benden ayirmaya calisiyor cunku belli ki ben gercekten hakliyim, ofke nobeti geciriyorum ve istemedigim seyleri aslinda isteyerek soyluyorum, iki takim olduk adeta.
babamin yillarca yaptigi seyi simdi agabeyim, kardesim yapiyor; ara buluyor! inanilmaz. bunun da ofkesi ile, bildigim icin ikna kabiliyetini ve erkek olarak onun yaninda durmak isteyecegini, yanimizdan gitmesini, beni ailemle birakmasini, eger cok cani sikiliyorsa bir taksiye binip yol uzerinde kendini arabadan atabilecegini vs. soyledim. o ve benim biricik kardesim "seve seve" diyerek hemen yan taraftaki wafflecıya gittiler. ben masadaki saraplari fondip yaptim, icimi doktum, anlattim ve geri geldiklerinde yeniden bir meclis kurmaya karar verdik. kim nerede yanlis yapmisti, biz anlattik, onlar bize benzer bir suru ani anlattilar, verdikleri tepkileri, kiz tarafinin tepkisinin nasil bana benzedigini, erkek tarafinin tepkisinin ise tipki sevgiliminki gibi oldugu, bunlarin olacagini, cok komik anilar oldugunu vs vs... ve en sonunda ikimiz de kahkahalarla kendimize gulmeye basladik ve barismaya ikna olduk.
hem tatsiz hem de aklima cocuklugumu, pazar kahvaltılarını hatırlattigi icin cok tatli bir gundu.
galiba evlilik, vazgecmek istemeyecegin ve unutmak/hatirlamak icin tek bir kadehe ihtiyac duydugun bir seylerin olmasi, hep yeniden baslamak, hic bir sey olmamis gibi... ve ne olursa olsun o gece ayni yastiga bas koyman gerektigi gercegi!!!
ps: en saf cocuk aklimla dusundugumde ise, yetiskin yerine, dunyanin en sacma seyi, neden o an tahammul edemedigimiz bir insanla kavganin hemen ardindan ayni yastikta uyumak zorunda olalim ki:)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder