

yatak odamı buldum. odamızı. nefesimi tutarak sevgilimle paylaştım, nasıl olduğunu anlamadan ilk defa ilk denemede ortak bir paydada buluştuk mobilya konusunda. yerde aradım, gökte aradım, italya'dan mila'nin beynini sisirdim bana yatak da yatak diye ve levent cantori'de buldum. (http://www.cantori.it/) once sifonyeri, oradan komodinleri oradan yatak basi derken hepsi tam hayal ettigim gibi. cantori yeni acildi, arte design'in icinde. sadece yatak odalari degil, getirdikleri her sey pek guzeldi. bir kac tur daha atmak isteyebilirim. sekiz hafta sonra gorusmek uzere ilk odamiz. odayi begendikten sonra su an odada hali hazirda duran ve haftalardir, hatta ilk gordugumden beri beni rahatsiz eden duvar kagidindan kurtulmam icin kendime bir bahane bulmus oldum. bu duvar kagidi meselesi ruyama bile girdi. ruyamda ellerimle duvar kagidini kazyorum, yerine badana yapiyorum ama tam ortasinda pisman oluyorum, sonra yeniden sokmeye calisiyorum. nesi beni rahatsiz etti bilmiyorum, neden onunla barisamadim. belki enerjisini sevmedim, onceden baskasinin odasina ait olmasi fikrini. simdi ferah ve neseli bir kagit ve voila...
duvar kagidi icin www.lot.com.tr ye gidiyorum. inanilmaz neseli ve insanin icini acan duvar kagitlari var. benim favorim nina campbell. kendi sitesinde lot'ta satilan bazi modeller var. salon icin begendigimin resmi yukarida; ortadan serit gecen, dantel gibi ama farkli bir rengi. oda icin hayal ettigim ise diger resim gibi...
1 yorum:
Harikaaaaaaaaaaa
Yorum Gönder