17 Nisan 2008 Perşembe

bugun

evim yavas yavas sekillenmeye basliyor. ve ben ona isinmaya devam ediyorum. yuvayi disi kus yapari simdi anliyorum. dun gece sevgilim elinde bir kagit, yapilmasi gerekenler listesi, pesimde dolanip duruyordu. genelde ben listeyle peste gezerim, bu sefer o, hosuma gitmiyor degil. saglik kontrolu, ikamethagi almak vs vs, agirdan almak istiyorum, tadini cikartmak. benim yapmam gerekenleri birisinden rica edebilirim, ver bana dedim, nasil olsa o da usenir diyerek icimden. demez olaydim, yok efendim benimle sirada beklemek, gulmek, birlikte kontrolden gecmek istiyormus. "anne genc kizlik soyadi, ne gereksiz ayrinti" diye icimden mirildanip duruyorum, sarkidaki gibi. sevgilimin aksine, isin en az bu kismini sevdim, kagitlar, siralar, vs vs. yildirim nikahi, sabaha karsi aklina esip evlenmek, bir tek filmlerde mi oluyor yani? ne kotu...

bugun bir arkadasimla konustum. cok uzun zaman var ki, yuz yuze denk gelemedim. farkli bir dinden. kiz arkadasi ise musluman. evlenmeye karar vermisler, 3 bucuk senenin ardindan. her sey cok guzelken, kizin ailesi izin vermemis. bu yuzden 6 aydir evlilik lafi havada asili duruyormus. bunca sure ailesinin istemedigini bilirmis kiz, ama sesini cikartmamis. 31 yasinda! bunu dinlerken icimden bir kibir dalgasi yukseldi. once dilimi isirdim, kendimi tutmak icin caba sarf ettim ama yapamadim ve dedim ki "seninle her yolu goze almayan, gerektiginde canini bile karsisina almaktan korkan ve hayat tembeli bir insanla evlenme bence, seni allah kurtarmis..." kendimi hatirladim, hayatimizda firtinalar koparken benim durusumu. dimdik, sevgilim bana sordugunda, en darlandigimiz anlarda, benimle hala evlenmek istedigine emin misin diye, evet deyisimi ve yoluma devam edisimi. gecen hafta konusurken karsilikli, bir daha sorsalar, bunlari bunlari yasayacaksin deseler, yine ben sana evet derdim dedim; hic bir sey degismezdi. biliyorum, dedi. biliyormus. hissediyormus. babam: "seninle gurur duyuyorum" diyor bana kocaman gulumseyerek. elinin tersi ile herkesi ve her seyi iteleyemeyen zavallilardan ne kari olur bence ne de koca.

neyse...

bugun ilk defa elektrik supurgemi kullandim. uzay cismine benzeyen aileti manuele bakmadan cat cat monte ediverdim ve kendimle ah ne gururlandim. eve yardima gelen hanimi birakip geride kendimi en tozlu odaya attim ve dugmeye bastim. basmamla beraber odadaki tum perde kesikleri, tozlar, dumanlar havaya ucusmaya, duvarlara dogru havalanmaya basladilar. tersine supuruyor olabilir mi acaba, bir kont gerilla taktigi mi diye fikirler urettim ve salak olduguma karar verdim. boruyu yer supurme degil, hava temizleme deligine takmisim, oradan temiz hava ufledigi icin benim butun tozlarimi yeni boyanmis duvara puskurttu jet hiziyla. minimum hasarla kurtuldum ama cok guldum.

bugun ile ilgili anlatabilecegim baska bir sey var mi diye dusunuyorum. galiba yok.

yarin yeniden kumas secme, umarim son defa, ve olcusu yanlis gelen perdeleri degistirme gunu. himm, bu arada zara home'u bir kabe haline getirdim, calisanlara butun yuzumu karartip: "aceba yeni urunler hangi gun ve saatte gelooor" diye en tatli halimle sirnastim ve sali-cuma sabahlari oldugunu ogrendim. saliyi bos gectik lakin yarindan umitliyim.

Hiç yorum yok: