bundan yedi ay once bir yegenim oldu. onu ilk gordugumde, bir camin arkasinda hic durmadan ciglik atiyordu. simdi hala zaman zaman ciglik atiyor. ama artik agzini actiginda, 3 tane tavsan disi gorunuyor ve ben inanilmaz egleniyorum. zaman gercekten cok hizli geciyor. bugun onu, tavsanim diye sevdim. dun lolipop, ondan once cekirdek... bana bakip testere dislerini gosterene kadar guldugunde veya kalbim kirilmasin diye yarim gulusunu verdiginde, hissettiklerimin tarifi yok. tarif etmeye gonlum de yok. yasadiklarimiz, goz goze geldigimize, bize ozel olsun, kelimelere veya anlatmaya, aciklamaya gerek olmasin istiyorum. hep oyle inandim. kim ne kadar cok reklam ederse hissini, ondan o kadar azalir gibi. hissin kendisi degil ama belki buyusu... kisa bir ozet gecmem gerekirse duyguma dair ona baktikca, o, sadece benim kardesimin degil, benim basima gelmis en guzel sey ve kendi basina bir buyu. kucagima aldigimda veya karsilikli gulumsestigimizde dunyanin dondugunu unuttugum, daha once degerli buldugum her seyin, her iliskinin yeniden sekillendigi. bir bebege bakmak, hele kendi kanindan, insana kim oldugunu, ne oldugunu, nereden geldigini ve "bir zamanlar"ini hatirlatiyor. bir zamanlar hepimiz neseyle cigliklar atiyorduk. her kesfetigimiz sey bizi buyuluyordu. herkes bizim icin guzel ve ozel ve dikkat etmeye degerdi. incelemeye. sasirmaya. heyecanlanmaya. ve yeniden baslamaya. kim emeklerken dusup de pes eder ki. veya kim aglamasinin tam ortasinda, artik, birden kahkaha atmaya karar verir. ama dogamiz boyleydi, bir zamanlar. dunya donerdi, bize ragmen. bir gunu digerine katik etme geregi duymazdik. hafizamiz hic kuvvetli degildi, ofkenlendiklerimizi bir cirpida unuturduk. siirde -ve sarkida-ki gibi: "hani ay herkese gülümserken, mevsimler kimseyi dinlemezken, hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, hani herkes arkadaş, hani oyunlar sürerken..." bu, beni en cok etkileyen sarkilardan bir tanesi. oyle bir zaman var cunku. bir zamanlar deyip gectigim, gectigimiz. iste, simdi, uzun lafin kisasi, ben yegenime, tavsanima baktigimda, hatirliyorum, o duygunun, o hissin aslinda hala gecerli oldugunu, hayatin asla karamsar olmadigini, dogasi geregi olamayacagini, sikilmanin tam ortasinda kahkaha atmaya karar vermenin cok da mantikli oldugunu, ayin hala hepimize gulumsedigini. nasil unutabiliriz ki... dedim ya, ona bakmak insana kim oldugunu hatirlatiyor. kim olmak istedigini de, nasil biri olmak istedigini ve yola cikis sebebini. hangi durusun kendisine daha cok yakisacagini.
bilmem, anlatabildim mi, icimden geceni? ben olmak istedigimi olmak istiyorum, olmak icin yola ciktigimi ve camurlara bulanmadan, yorulmadan, kaybetmeden, azalmadan, aza tamah etmeden, kendi tavsan dislerimi gostere gostere. ve de hep hatirlamak, bugun ona bakarken hatirladiklarimi...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder